Mersin'deki gündem, ekonomi, son dakika, spor ve yaşam dünyasındaki önemli gelişmelerden anında haberdar olmak ister misiniz?
9 Mart 2012 Cuma, 15:09

            (14-09-2011 Arşiv)“Çocuklara anlatılan ve çoğu olağanüstü olayla süslenmiş ilgi çekici öyküye masal denir”
            “Bir tilki kırda dolaşırken avcılara rastlamış. Avcılar onun ardına düşmüşler. Tilki kaçmaya başlamış. Derken karşısına bir oduncu çıkmış. Tilki “Ardımdan avcılar geliyor ne olur beni sakla” diye yalvarmış. Oduncu “çabuk benim kulübeme gir” demiş. “Orada seni görmezler” Az sonra avcılar gelmiş oduncuya “Buralarda bir tilki gördün mü?” diye sormuşlar. Oduncu “Görmedim” demiş. Ama bir yandan da eliyle işaret edip tikinin saklandığı yeri gösteriyormuş. Avcılar oduncunun söylediğini duymuşlar ama o telaşla eline bakmamışlar. Tilki de olanı biteni kulübeden korku ile izliyormuş. Avcılar gidince saklandığı yerden çıkmış. Hiç birşey söylemeden oradan uzaklaşmaya başlamış. Oduncu ardından seslenmiş “Sana iyilik ettim, canını kurtardım ama sen bir teşekkürü bile bana çok görüyorsun” deyince tilki “ben sana teşekkür ederdim ama dilinle elin bir birine uymadı ki” demiş.
            Diliyle eli birbirine uymayanlara duyurulur.
                        *                        *                        *
            “Varlıklı adamın  biri gemiye binmiş yola çıkmış. Derken büyük bir fırtına kopmuş. Gemi yan yatmış gittikçe suya gömülüyormuş. Öteki yolcular yüzerek kurtulmaya çalışırlarken varlıklı adam kurtulması için sürekli tanrıya dua ediyor, adaklar adıyormuş. Onun bu durumunu gören yolculardan bir tanesi “Tanrıdan yardım istemene bir şey demiyorum ama biraz da kollarından yardım istesen daha iyi edersin” diye seslenmiş.
            Tanrının adını ağızlarından düşürmeyenlere, edindikleri mal varlığını emek harcamadan elde etmeye çalışanlara ithaf olunur.
            *                        *                        *
            “Üç öküz arkadaş olmuşlar. Hep birlikte otlar, birbirlerinden hiç ayrılmazlarmış. Aslanın biri onları yemeyi kafasına koymuş ama üçü birbirinden ayrılmadığı için bir türlü yanlarına yaklaşamıyormuş. Aslan sonunda onlara bir oyun düşünmüş. Öküzün birine “Arkadaşın sana şöyle şöyle diyor” diye bir sürü yalan uydurmuş. Giderek öküzlerin aralarını bozmuş. Onları birbirlerine düşürmüş. Öküzler ayrılınca da teker teker yakalayıp afiyetle yemiş”
            Aslanım diye geçinen çakallara hala inanan ve hala öküzlükten vazgeçmeyen öküzoğlu öküzlere duyurulur.           
            *                        *                        *
            “Yengecin biri yavrusuna “Neden böyle yan yan yürüyorsun? Yavrum yan yan yürümek düz gitmekten çok daha zor” demiş. Genç yengeç “Çok doğru anneciğim. Bana düz gitmeyi öğretirsen düz yürümeye çalışacağıma söz veriyorum” demiş. Anne yengeç düz yürümeye çalışmış ancak bir türlü başaramamış.”
            Kendileri dürüst olmadıkları halde çok dürüstmüş gibi görünen ve başkalarına dürüstlük aşılamaya çalışanlara duyurulur.
            *                        *                        *
            Bir varmış bir yokmuş. Evvel zaman içinde kalbur saman içinde... diye başlayan masalları yıllardır dinliyoruz. Bu masallara rahmet okutacak masalları dinleyenlere ve hala uyanamayanlara iyi masallar! İyi uykular dilemekten başka önereceğim birşey yok. Vay sizinde masallarınızın da...!
          

Aze Tarım